Into the Wild: Kışkırtıcı Bir Özgürlük Yoluluğu
“İki yıl yürüyerek dünyayı dolaşıyor. Telefon yok, havuz yok, evcil hayvan yok, sigara yok. Nihai özgürlük. Uçlarda yaşayan biri. Yolları yurt bellemiş, güzellik aşığı bir seyyah. İki yıl dolaştıktan sonra sıra son ve en büyük maceraya geliyor. İçimdeki sahte varlığı öldürmek ve ruhsal devrimi zaferle sonuçlandırmak için verilecek nihai mücadele. Artık uygarlık onu zehirleyemeyecek, o kaçıyor ve vahşi doğada kaybolmak için tek başına yürüyor.”
Alexander Supertramp 1992
İyi bir sinema takipçisi olduğumdan arşivimde her dönem ve tarzdan filmler bulunmaktadır. Dün gece evde misafirimle beraber filmlerimi karıştırırken ve hangisini izlemeye karar veremezken, Mustafa’nın önerisiyle “Into the Wild” filmini izlemeye karar verdim. “Dikkat et, kışkırtır ve aynı şeyleri yapma isteği uyandırır” uyarısıda merakımı attırmıştı. Mustafa ayrılırken ben de oturup filmi izlemeye koyuldum.
Christopher McCandles‘ın gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış olan bu filmi size anlatarak tadını kaçırmak istemem ama kesinlikle izlemelisiniz, tavsiye ederim! Film oldukça başarılı bir yol ve içsel yolculuk filmidir.



